Avesta IŞIKLI

Browsing

Covid-19’un yıkıcı darbelerinden biri de Richemont’a değdi. Uzmanlara göre lüks şirket, Zürih borsasında keskin bir düşüş yaşıyor. Üç aylık satış rakamlarından sonra elde edilen veriler, şirketin alarm durumuna geçtiğini gösteriyor. Analistler, 2020-2021 mali yılının ilk çeyreğinde (30 Haziran 2020 dâhil) bünyesindeki ikonik markaların satışlarının yarıya indiğini ifade ediyor. Şirketin ünlü markalarından Cartier, Piaget, Jaeger-LeCoultre ve IWC‘nin satışları karamsar bir tablo ortaya koyuyor. Satışlar yaklaşık %50’lik (%-47) düşüşle 2 milyar barajının altına düşerek 1,99 milyara geriledi. Bu kötümser sonuca gelmenin nedenleri arasında şirket markalarının mağazalarını geçici olarak kapatması ve ülkeler çapında yaşanan seyahat kısıtlamaları ve turizmin durma noktasına gelmesi gösteriliyor. Uzmanların beklentilerinden daha büyük bir düşüş yaşanması kaygı verici. Bölgelere göre düşüş grafikleri ise şöyle; Japonya’da %-64, Avrupa’da %-59, ve Amerika’da -61%. Asya Pasifik’te (%-29) durumun nispeten daha iyi olduğu gözlemleniyor. Pandeminin en çok etkilediği Çin’de ise satışlarda % 49 artış gözlemlendi. Uzmanlar bu yüksek kazancı online satıştaki başarıya bağlıyor.

richemont group

Richemont Grup, krizi doğru yönetmek için bir takım çözüm paketleri üzerinde duruyor. 30 Haziran’dan itibaren, neredeyse tüm dağıtım merkezleri ve butik mağazalarının çoğunun yeniden açılması çözümün ilk aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. Amerika bölgesi dışında ve genel olarak hava alanlarında kapılarını yeniden açan Richemont bünyeli markaların beklenen satış grafiğini yeniden yakalayıp yakalamayacakları merak konusu. İhtiyatlı duruşuyla bilinen grubun çözüm paketlerini yakın tarihte aşamalı bir şekilde devreye koyacağı ifade ediliyor.

İtalya menşeli mücevher markası Pomellato, ilk yüksek mücevher koleksiyonuna hayat verdi. Yüksek mücevher edisyonu birçok hikâyeyi referans almasıyla önemli bir yere sahip. “La Gioia di Pomellato” adlı koleksiyon, markanın üretim kodlarını buluşturan detayların yanı sıra, her biri 18 ayar altından 165 parçasıyla zengin bir seçki sunuyor. Alışılmışın dışında renkler, değerli ve yarı değerli taş seçenekleri, güçlü ifadeye sahip zincirler, bağlantı aparatlar, asimetrik ve devingen şekillerden oluşan seri Pomellato’nun üretim felsefesini anlamak açısından önemli. Markanın ilk yüksek işçilikli koleksiyonu 50 farklı taş seçkisiyle minerallerin sinerjisinde yaşam buluyor.

pomellato high jewelry

53 yıllık geçmişe sahip bir markanın daha önce yüksek mücevher koleksiyonu üretmemesi bizleri şaşırtabilir. CEO Sabina Belli’nin gündelik takı tasarımlarının bile iddialı bir postüre sahip olduğunu dikkate alırsak bu yeniliğin geleneksel tarzının birikimli bir ilerleyişi olarak değerlendirilebilir. Tam da bu konuda Belli koleksiyonun dijital tanıtımı sırasında şunları ifade etti:
‘İtalya’da, yaşam biçimimizden ve yaşam tarzımızdan özel anlar için ayrılmak istemiyoruz. Her gün özel bir andır. Bu nedenle, bu koleksiyonu neredeyse koleksiyonlarımızın bir uzantısı gibi düşünmeyi seviyorum.’ dedi.

pink ring pomellato
Markanın ilk yüksek mücevher koleksiyonu Milano’daki ana üretim atölyelerinde 100 kişiden oluşan bir ekibe emanet edilerek üretildi. Yaklaşık 200 saat ve aylarca süren titiz çalışmaların ardından koleksiyon çok parçalı serisiyle piyasaya sürüldü. Yenilikçi yüzü kadar geçmiş tarzını da referans alan marka, eski ve yeni arasında eklektik bir harmoni kuruyor. 1960’lardan ilham alınarak zincirlere koleksiyonda yer veren Pomellato, çağın sembolik imajlarından biri olan gökkuşağı detaylarıyla zamanın ruhuna göz kırpıyor.

pomellato kolyeKoleksiyonda öne çıkan en önemli parça “Gourmette Caméléon” adlı gerdanlıktır. Kolye, birbirinden estetik ve farklı bağlantı aparatlarıyla dayanıklılığını ortaya koyuyor. 3 farklı rengiyle safirin başrolü oynadığı kolyede değerli ve yarı değerli taşlarla renk cümbüşü yaşatılıyor. Tsavorite, zümrüt topaz, turmalin, spinel, elmas, garnet, yakut, akuamarin, tanzanite kadar 27 renkle gökkuşağı gibi.

pomellato kolye pırlantaÇok renklilik kadar sadece elmaslardan oluşan parçalarla zengin bir skala yakalayan koleksiyonda dikkat çeken bir diğer ürün “Gourmette Assoluta”. altın üzerine işlenen 3000 adet elmasla yüksek mücevher edisyonuna ayrı soluk getiriliyor.

pink kolye pomellato

Koleksiyonun bazı parçalarında taşlar tüm ihtişamını metallere emanet ediyor. Nudo Plastron isimli kolyede bol dökümlü zincirin çarpıcı görüntüsü en az renkli taşlar kadar göz dolduruyor.

Amerika’nın ikonik mücevher markası Tiffany, Infinity koleksiyonundan elde ettiği yaz hasılatının yüzde yüzünü virüsle mücadele için yardım kuruluşu CARE’ye bağışlıyor. Marka, “Sonsuz Güç” adlı destek kampanyasına daha önce de en az 2 milyon dolar bağışta bulunmuştu. Mağazalarını uzun bir aradan sonra yeniden açan marka, 31 Ağustos’a kadar koleksiyondan elde edilecek tüm geliri yardım kuruluşuna teslim edeceğini duyurdu. Tiffany, satışlardan bağımsız olarak, en az 2 milyon dolar bağışlayacağını; ancak satışlardan elde edilen gelir bu tutarı aştığında bağışını konjonktüre göre ayarlayacağını duyurdu.

tiffany and co

anisa kamadoli costa

Markanın sürdürülebilirlik sorumlusu Anisa Kamadoli Costa; “Bence COVID-19 ve 2020 bir şirket olarak temel değerlerimizi güçlendirdi(…) Sürdürülebilirlikteki temel değerlerimiz insanlar ve gezegen arasındaki doğrudan bağlara dayanıyor. [Bu zamanlar] çabalarımızı daha geniş bir şekilde iki katına çıkarmamıza yardımcı oluyor ”dedi. Costa, 2015’den beri piyasaya sunulan koleksiyonun markanın en çok satılan ürünleri arasında olduğunu ve modelin stratejik bir öneme dayandığını ifade ediyor. Koleksiyonun kampanya ile organik bağına değinen Costa ayrıca şunları ifade ediyor:
“Bu program hakkında gerçekten sevdiğim şeylerden biri, Infinity koleksiyonunda 150 $ ve üstü fiyatlarla 37 stil olması. Satın alınacak tek bir öğe yok, çok erişilebilir. Tasarımlar yüzükleri, kolyeleri kapsıyor. ”

care foundationMücevher markası, kampanyadan elde edilecek fonların ABD, Hindistan, Çin, Güneydoğu Asya ve güney ve doğu Afrika dahil olmak üzere en az 80.000 kişiye ulaşacağını söyledi. Kar amacı gütmeyen yardım kuruluşu CARE, işsizlik sorununa çözüm üretme çabaları kadar, gelişmekte olan ülkelerde ve yeterli hizmet alamayan topluluklarda kadın kitleye iş istihdamı sağlayıp küçük işletme yardımı ve desteği vererek kalkınma projelerinde rol oynuyor.

Dünyaca ünlü moda devi Dior, Haute Couture edisyonu için hazırladığı koleksiyon ile nefes kesiyor. Paris Haute Couture Dijital Moda Haftası kapsamında Maria Grazia Chiuri tarafından hazırlanan koleksiyon, Sonbahar Kış 2020-21’e klasik bir esinti getiriyor. Referans aldığı Théâtre de la Mode’dan ilham alınarak tasarlanan koleksiyon, pandeminin imkanları kısıtlayan yanına Dior’un adeta bir meydan okuması gibi. Yaratıcılık tam da bu demek, diyeceğimiz sunumla mankensiz defileler çağına yeni bir alternatif olmasıyla da özel bir anlam ifade ediyor.

Dior Haute Couture

dior 2020 haute couture

dior fotoğraf

Atölyelerinin minyatür modelleri üzerinden bir tanıtım gerçekleştiren marka karşısında şapka çıkarmamak imkansız. Koleksiyon kadar tanıtım filmi ve fotoğraf çekimleriyle de Dior, sezonun inovasyonel ruhuna göz kırpıyor. İtalyan film yapımcısı Matteo Garrone tarafından çekilen özel tanıtım filmin yanı sıra diğer görsel tanıtımlar profesyonel bir ekibe emanet edildi. Birbirinden yaratıcı illüstrasyonların ekli olduğu fotoğraf çekimlerinde dijital defilenin gücünü her bir sürreal detayda yakalamak mümkün. Atmosferik illüstrasyonun gücüyle tanıtımı yapılan koleksiyon fantastik detaylarla Dior farkını gözler önüne seriyor. Mitolojik, sanatsal tasarım kodlarıyla üretilen modeller, markanın klasik çizgisine ve yenilikçi yanına vurgu yapıyor. Koleksiyona yakından bakalım.

dior 2021 haute couture

dior haute couture 2020-21dior gelinlik 2020 haute couturedior haute couture elbisedior haute couture 2021 dior 2021 kış haute couturedior 2020 haute couture beyazdior kış

Son dönemlerde zirvenin önemli isimlerinden LVMH’in yaşadığı kriz çok konuşuluyordu. Bünyesine dâhil ettiği lüks markaların bile çözüm olamadığı mali krizlerden sonra şirket kademeli olarak toparlanmayı sağlayacak formül arayışlarına girdi. Şirketin CEO’su Bernard Arnault oldukça sağlam iyileşme paketlerini devreye sokacağını ifade ediyor. Bilindiği gibi lüks şirket 2020’nin ilk yarısında mağaza ve fabrikalarının kapatılmasına karar vermiş ve duran üretim yüzünden büyük mali krizlerle boğuşmuştu.

Pandeminin yayılmasını engellemek ve Fransa’daki genel kısıtlamalar nedeniyle çevirimiçi gerçekleşen şirket toplantısında konuşan CEO Arnault, yıl bitmeden kesin kar ve zarar tablosunu öğrenemeyeceklerini ancak yılın ikinci yarısının çok verimli geçmesi için azami ölçekte çaba sarf edileceğini ifade etti. Arnault, “Grubun kurulduğu farklı alanlarda normale dönme zamanını henüz tam olarak bilmiyoruz ve özellikle virüsün ne zaman tamamen ortadan kalkacağını bilemiyoruz” dedi ve pandemi yüzünden belirsizliğin hala geçerli olduğuna vurgu yaptı.

bernard arnault

Ünlü şirket, yılın ilk yarısında özellikle Avrupa ve ABD kıtasındaki mağazalarda ciddi oranda küçülme yaşadı. İlk çeyrekte yüzde 15’lik küçülmeye sebep olan mağaza kapatmaları, Çin’deki yüksek satışla bir nebze de olsa ağır koşulları yumuşattı. Çin kıtasındaki keskin kar artışlarının yılın ikinci yarısı için büyük bir umut olduğunu vurgulayan Arnault; “Sadece yılın ikinci yarısında kademeli bir iyileşme umut ediyoruz ve bu iyimser beklentilere faaliyetlerimizde Haziran ayında iyileşme işaretleri zemin yaratıyor” dedi.

lvmh bernard arnault

LVMH, geçtiğimiz yıl rekor bir sezon yaşamış ve gelirleri yüzde 15 artarak 53,7 milyar Avro’ya ulaşmış olsa da, maliyetleri azaltmak amacıyla temettüsünü yüzde 20’ye indirmeyi planlıyor. Şirketin ABD’li ünlü mücevher markası Tiffany & Co.’nun satın alınmasıyla iddialı bir sürecin kapılarını aralamıştı. Toplantıda bu dev anlaşmaya değinen LVMH grup genel müdürü Antonio Belloni; “Tiffany’nin en ikonik mücevher markalarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, LVMH portföyünde tamamen yerini aldı.” dedi.

Belloni, Tiffany ile mali kriz yaşadıkları yönünde gelen ısrarlı sorulara rağmen daha fazla yorum yapmayı reddetti. Türkiye’de ilk kez bizden öğrendiğiniz Tiffany‘nin finansal kriz yaşadığı haberi de toplantıdaki gerginlikten anlaşılacağı üzere gerçek çıktı. LVMH Group’un geçtiğimiz haftalarda, Tiffany &Co’nun ABD pazarında kötüleşen durumu nedeniyle 16.2 milyar dolarlık ortalık anlaşmasını gözden geçirmek üzere bir araya geldiği doğrulandı. Belloni, kesin bir kararın olmadığını ekleyerek LVMH’nin orta vadede olumlu bir hava sürdürdüğünü ekledi ve; “Lüksün geleceğini iyimserlikle görüyoruz. Tüketicilerin alışkanlıkları da, özellikle kriz hızlandırıcı rolünü oynadıkça önceliklerini de geliştirmeye devam edecek” ifadelerinde bulundu. Toplantıda özveri ve fedakârlık vurgusu yapmak amacıyla CEO Arnault, Genel Müdür Belloni ve diğer yönetim kurulu üyelerinin her biri 2020 için değişken tazminatları dâhil Nisan ve Mayıs aylarına ait maaşlarından vazgeçme kararı aldılar.

Son dönemlerde “pandemi sonrası yeni düzen”in nasıl olacağına çok çarpıcı rekorlarla tanıklık ediyoruz. Rekor sırası Christies’ de! Ünlü şirket gerçekleştirdiği çevrimiçi açık arttırma bloğunda 28.86 karatlık D renkli bir elması satışa sundu. Ve devasa elmas, 2.1 milyon dolara satılarak çevrimiçi açık artırmada şimdiye kadar satılan en pahalı taş olarak kayıtlara geçti. Satış bloğuna 16 Haziran’da başlanan çevirimiçi müzayede, 30 Haziran’da son buldu. Pırlantanın, şirketin Jewels Online satış kategorisinde yüksek satış bandıyla en üst sırada yer alması aslında şaşılacak bir durum değil. Çünkü pandemiden sonra kar marjını en çok yükselten şirketler arasında Sotheby’s ve Christie’s de bulunuyor. Ve bu şirketler farklı kategorilerde rekor üstüne rekor kırıyor. Dört ülkeden 31 rakibin katılımıyla gerçekleşen arttırmada elmas, alıcının primi dahil 2 milyon doların üzerinde satılarak “online müzayede”cilikte yeni sürecin emsalleri arasında yer aldı. Müzayede şirketine kar kadar önemli bir prestij getiren bu açık arttırma, çevirimiçi sahanın önemini öngörmek açısından özel bir yere sahip. 2 hafta çevirimiçi kalan müzayedede elde edilen kazancın yarısını oluşturan elmasın yanı sıra şirket toplamda 4.1 milyon dolarlık kazanç elde etti.

christies müzayedechristie'sTahminlerin üzerinde elde edilen kazançtan sonra şirketin Uluslararası Mücevher Şefi Rahul Kadakia şu açıklamada bulundu: ‘Bu istisnai taşın satışı, çevrimiçi açık artırmada satılan bir mücevher için büyük bir rekor. Ve müşterilerimizin Christie’nin dijital yeteneğine ve çevrimiçi satış platformuna ne kadar güvendiğini de göstermiş olduk. Şimdi, tüm Christie’nin küresel satış sitelerinde mücevherler için canlı açık artırma sezonumuzun başlangıcını dört gözle bekliyoruz.’

Türkiye’yi geçtiğimiz günlerde çok heyecanlandıracak bir gelişme yaşandı. Osmanlı tarihinin miras eserlerinden bir portre, yapılan açık arttırma ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınarak Türkiye’ye getirildi. Osmanlı Devleti’nin yükselme dönemi padişahlarından Fatih Sultan Mehmet’in Rönesanslı Gentile Bellini tarafından yapılan portrelerinden biri olarak kabul ediliyor.

fatih sultan mehmet portre

Eser Christie’s müzayede şirketinin düzenlediği bir açık arttırma ile satışa sunuldu. 33.4 x 45.4 cm büyüklüğünde olan çalışma, 770.000 sterline İBB tarafından satın alındı. Eser artık Türkiye topraklarında sergilenecek. Bu heyecan verici gelişmeden sonra merak edilen konulardan biri “Gentile Belli”nin kim olduğu oldu. Gentile Bellini’yi yakından tanıyalım.

gentile bellini rönesans

Rönesans’ın Venedik ekolüne bağlı olan Bellini, sanatçı bir aileden geliyor. Babası Rönesans döneminin çekirdek kadrolarından Jacopo Bellini, kardeşi ise kurduğu atölye ile birçok önemli sanatçıyı Rönesans’a kazandıran Giovanni Bellini’dir. Ve Ressam Andrea Mantegna’nın da kayınıdır. Babası Jacopo, genç yaşlarda sanatkar Gentile de Fabriano’dan özel sanat dersleri aldı ve hayatını şekillendirmesinde büyük payı olan bu ustayı oğluna Gentile ismini koyarak yad etti. Dünyaya gelen çocuğuna özel dersler vererek sanatçı olmasında Jacopo’nun büyük katkıları oldu.

Aldığı eğitimlerden sonra Venedik Cumhuriyeti’nin en başarılı ressamları arasında yer aldı. Aldığı siparişlerle yeteneğini birçok mecrada ispatlayan sanatçı, sanat hayatının ilk dönemlerinde ağırlıklı olarak dinsel naratif konular işledi. Venedik’te kısa sürede ün yapacak projelerinde çoğunlukla dinsel temalar yer aldı. Scuola Grande Di San Marco için kardeşi Giovanni ile birçok esere hayat verdi. Çok geçmeden Venedik’in Dükler Sarayı için onlarca tablo yaptı ancak bu eserler günümüze 1577’de çıkan büyük yangın yüzünden ulaşamadı. Osmanlı Devleti hükümdarı Fatih Sultan Mehmet, Jacopo Bellini’yi portresini yapması için İstanbul’a davet etti.

İlerleyen yaşı sebebiyle yolculuk yapamayacak olan baba Jacopo, en az kendisi kadar başarılı olan oğlu Gentile’e bu sorumluluğu verdi. Ve Gentile Bellini İstanbul’a gelerek hükümdarın portresi için saraya iştirak etti. Ancak Fatih, yeteneğinden emin olmadan bu işi yapmasına izin vermeyerek sanatçının bir müddet sarayda misafir olarak kalmasını ve bu sürede sanatçının yeteneğini yakından görmeye karar verdi. Gentile, İstanbul’da kaldığı 1,5 yıllık süre boyunca saray hayatını çarpıcı bir şekilde resmetmeye başladı; hatta ‘Oturan Katip’ isimli eserini de sarayda kaldığı sırada resmetti. Sonunda Fatih Sultan Mehmet, sanatçının yeteneğine kail oldu ve beklenen portrenin yapımına başlandı. Kaynaklara göre sultan birçok portresini yaptıracak kadar Bellini’nin yeteneğine hayran kaldı. Saraydayken yaptığı meşhur tek kişili Sultan portresi, bugün Londra’da National Gallery’nin bir eseri olarak yine Londra’da bulunan Victoria And Albert Müzesi’nde sergileniyor.

fatih sultan mehmet portre

 

fatih sultan mehmet paraRivayetlere göre Sultan, sanatçıyla yakın bir arkadaşlık kurduğu için bir müddet daha sarayda misafir etti. Gentile bir gün, kesik başlı Goliaht’ı konu edinen bir tablo yaparak Sultan’ın yorumlamasını istedi; ancak Fatih bu çalışmanın gerçekçi olmadığını ve yeniden resmetmesinin doğru olacağını söyledi. Anlatılanlara göre Fatih, gerçek hayatta bir başın kesildikten sonra çekilen kan yüzünden büzülüp küçük olduğunu anlatmak için bir köleyi huzuruna getirterek Gentile’in karşısında kafasını kestirdi. Bu durumdan dolayı dehşete kapılan sanatçı, eserlerini toplayarak Mısır Kahire’nin yolunu tuttu.

Sanatçı Kahire’de kaldığı dönemlerde tarzında büyük değişikliklere neden olacak oryantalizm ve egzotizm stilleriyle tanıştı. Venedik’e döndükten sonra yaptığı çalışmalarda bu etkiyi görmek mümkün. Sanatçı 78 yaşında Venedik’te hayatını kaybetti. Fatih Sultan Mehmet’i konu edinen çalışmalarının yanı sıra iz bırakan bazı eserleri şunlardır:
İskenderiye’deki St. Mark Preaching
San Marco Meydanı’ndaki Alay
San Logon Köprüsü’ndeki Haç Mucizesi

Couture mücevherciliği saat disipliniyle buluşturan İsviçre menşeli saat markası. Marka aslında 100 yılı aşkın süren bir kuyumculuk geleneğine sahip. Son on yıldır da saat markası olarak yoluna devam ediyor. Kuşaklar boyu aile işi olarak faaliyet sürdüren Alain Philippe, tezgâhın ilk tozunu Kapalıçarşı’da yuttu. Kurucusu George Hakim, 1875’de İstanbul’da kurduğu kuyumcu dükkanı ile markanın temellerini attı. Mesleği çok sonra torunu devralıp büyüterek bejeweled (mücevher) kalibreli saat üreticisi olarak üretim tarzını değiştirdi.

Alain philippe couture saat

alain philippe pırlanta saat

alain philippe watch

alain philippe saat

Dünyanın dört bir yanından ithal ettiği yüksek kaliteli pırlantalarla mücevher kalibreli saatler üreten marka, kısa sürede yüksek zümreli müşteri kitlesine kavuştu. Zamanla dünya çapında devlet insanları, ünlü simalar, siyasetçiler ve kraliyet ailelerine hizmet eden prestijli bir couture markaya dönüştü. Yoğun elmas işçilikli saatlere yüksek zümreden birçok müşteri bulan Alain Philippe, üretiminde önemli bir yer tutan kişiye özel sipariş tarzını her yıl sürdürmeye devam ediyor.

Özel siparişlerin yanı sıra yılda üç veya dört koleksiyon tasarlayan marka, geleneksel kuyumculuğun en hassas tekniklerine olan yetisiyle dikkat çekiyor. Mıhlama konusundaki profesyonel işçiliğin en çarpıcı örneklerini markanın klasik koleksiyonları olan Antarktika, Cascade, Majestic’de görmek mümkün. Klasik tarzın yanı sıra modaya uygun modern detaylar barındıran T1, Solea, Arcadia adlı koleksiyonları da her yıl yeni edisyonlarla büyümeye devam ediyor.

1. Tommy Hilfiger “Tommy Jeans Looney Tunes” Kapsül Koleksiyonunu Tanıttı: Warner Bros. ile ortaklık sonucu hazırlanan koleksiyon, sokak modasını renklendirecek birçok detayla göz kamaştırıyor. Marka, bu heyecan verici işbirliği için şunları söyledi: ”Tommy Jeans Looney Tunes® kapsül koleksiyonu, gençlik enerjisi ve kararlı iyimserlikle tanımlanan iki markayı heyecan verici bir şekilde buluşturuyor. Her iki marka olarak mirasımızı onurlandırmaya devam ederken bir yandan da bugün karşılık bulacak şekilde yeni yorumlarla tasarımlarımızı sürekli güncelliyoruz. Paylaştığımız bu ruh ve onun ifadesi olan bu koleksiyon, dünyanın her yanındaki gelecek nesil hayranlarımıza hitap ediyor.” Tamamen genç nesil için üretilen koleksiyon, yılın durgunluğuna çizgi film tadında bir hareketlilik getiriyor.

tommy hilfiger

tommy hilfiger kids

2. Cyclus Sıradışı Sırt Çantalarıyla Doğanın Vahşi Yönüne Çarpıcı Bir Bakış Getiriyor: Genç nesil çanta markalarından Cyclus, doğaya kucak açan yeni tasarımlarıyla üretim bandını genişletiyor. Son zamanlarda doğayı yeniden keşfedişimizle birlikte tanımaya başladığımız Pangolin adlı hayvanın özgün formundan esinlenilerek tasarlanan çanta, sıradışı görüntüsü kadar fonksiyonel duruşuyla da tüm bakışları üzerinde toplayacak. Müstakbel tasarımcılara esin kaynağı olacak düzeydeki yapısı kadar “Doğa ve Tasarım” diyalektiğine apayrı bir boyut getirecek. Sadece Amazon Amerika stoklarında satışa sunulan ürünün global satışa açılıp açılmayacağı merak konusu.

cyclus çantapangolin cyclus

cyclus pangolin

3. Yves Saint Laurent Yeni Yüzünü Duyurdu: Kering Grup’un köklü markalarından YSL’ in yeni kampanyasının yüzü Lenny Kravitz oldu! Markanın 2020 Sonbahar-Kış kreasyonu için kameralar karşına geçen Kravitz, fotoğrafçı David Sims’in deklanşörüne karşı boy gösterdi. Bilindiği üzere Kravitz’in kızı Zoe Kravitz de markanın kozmetik ürünlerinin uzun yıllardır yüzü olarak kariyerini sürdürüyor.

 

ysl lenny kravitz

4. Versace ‘Pride Ayı’ Kutlamalarına Destek Vermek İçin Kapsül Koleksiyon Hazırlıyor: İtalyan moda markası Versace 2020 Dijital Pride Ayı kutlamalarına LGBTQ bireylerine destek sunmak için kapsül bir koleksiyon hazırlıyor. Topluluğa destek sunmak amacıyla logosunu program kapsamında gökkuşağı renkleriyle değiştiren marka, kadın ve erkekler için askılı üstler, mayolar, spor çoraplar ve boxer şortlar tasarladı. Satışlarından elde edilecek tüm gelir LGBT hakları için mücadele eden kuruluşlara bağışlanacak.

versace lgbtq

versace logo

5. Michael Kors Anlamlı Bir Bağışa İmza Attı: Amerikalı moda markası Michael Kors, yoksulluk ve felaketlere karşı mücadele eden New York merkezli Delivering Good adlı yardım kuruluşuna 35 milyon dolarlık ürün bağışında bulundu. Markanın yaratıcısı Michael Kors yardımla ilgili olarak; “Her zaman hem yerel hem de ulusal düzeyde uzun süreli değişimin gerçekleşmesi gerektiğine inandım. Delivering Good ile ürünümüzü bağışlayabilir ve ülkenin en çok ihtiyacı olan yerel topluluklara ve kuruluşlara ulaşacağını biliriz. Bu dönemde bir şey öğrenmiş olduk, yardım edebildiğinizde bunu yapmalısınız.” açıklamasını yaptı.

michael kors

İsviçreli saat üreticisi Jaquet Droz, cazibesinin imzası haline gelen Grande Seconde’yi yeni modellerle güçlendiriyor. Artık Grande Seconde, merkez dışına da güç katacak. “Grande Seconde Off-Centered Chronograph Black Onyx” modeli, oniksin yoğun ve cesur yüzüyle buluşuyor. Üretim felsefesinde özel bir yere sahip olan mineraller profesyonel bir ekip tarafından markanın mekanik geleneğine enerji katıyor. Antik Yunan ve Roma zamanlarından beri bilinen oniks, mitolojide özel bir değere sahip.

jaquet droz grande seconde

venüs oniks

Yunanca ‘çivi’ yada ‘pençe’ anlamına gelen oniksin, Venüs’ün tırnaklarından doğduğu rivayet edilir. Jaquet Droz da enerjisine çok inandığı minerallerden biri olarak onikse sık sık tasarımlarında yer veriyor. Resim, heykel, mimari disiplinlerin senkronize hali olan bu yeni model, görsel dinamizm kadar müzik ritimleriyle de sanatın bütünselliğine vurgu yapıyor. Madde ve boşluk arasındaki mimari ve heykelsi detaylarla aerodinamik bir üslup yaratılıyor. Tüm bu mekanik birikime, renk ve gölge arasındaki zıt ve çarpıcı bir ifade eklendi. Doğanın ses ve görsel detayları arasındaki kusursuz uyumun alegorik bir yansıması gibi. Küçük bir hatırlatma! Model markanın ilk çalışması değil; koleksiyonun önceki varyasyonları 2019’da piyasaya sürüldü. Yeni tasarım, oniks sayesinde birikimli ilerlemenin önemli bir durağı olarak değerlendiriliyor.

jaquet droz saatGrande Seconde serisinin yeni yüzü olan bu model, markanın profesyonel tasarımcıları tarafından çarpıcı bir kompozisyonla tasarlandı. Siyah zemin üzerine beyaz altın aplikler ve dairesel aparatlar, uzay boşluğunda süzülen dolunay veya yeni ayı çağrıştırıyor. Etkili kontrastlardan bir diğer detay ise büyük merkezi saniye göstergesidir. Kadranın kalbinde kronografın 30 dakikalık sayacı bulunuyor. İşlevsel her aparatın görsel zenginliği modele ayrı bir estetik getiriyor. Arka kısımda bulunan sütunlu tekerleğin hareket edebilir özelliği, saatin dinamik ruhunu yansıtıyor. 26 M5R kalibreli kasa, Safir ve kristalin dayanıklılığına emanet edildi. Arkada duran itici güç, kadranda yerini çekici bir cazibeye bırakıyor. Geçmiş mirasına sıkıca bağlı olan Jaquet Droz, gelişmiş teknolojinin tüm imkanlarından yararlanarak iyileştirici mühendisliğe önem veriyor. Değişen sıcaklıklara bağlı olarak ortaya çıkabilecek teknik semptomları engellemek için teknolojinin hassas tekniklerinden yararlanıyor.