Avesta IŞIKLI

Browsing

Jaquet Droz, saat tutkunlarını özellikle koleksiyonerleri sevindirecek yeniliklerini sürdürüyor. Otomat, mikro boyamalı saatleri, mineral tasarımları kadar Paillonnee serisiyle de özgün yanını güçlü tutuyor. Ünlü marka, Art Deco‘ nun binlerce yıllık serüveni ve popüler yeniliklerini eklektik bir kombinasyonla buluşturuyor. Paillonnee serisine Fleur de Lys ve Fleur de Vie adlı yeni modelleri ekleyen JD, Maison kültürüne yeni bir soluk getiriyor. Gotik tarzın yoğun süslemelerinin referans alındığı modellerde, mavi kadran üzerine kusursuz simetri ile çarpıcı bir illüzyon yaratılıyor. Leonardo Da Vinci’ nin Altın Oran tekniği ile parçalar arası uyum ve kusursuz matematik kadranda yer alan altın parçalarda hayat buluyor.

jaquet droz ateliers dart

Markanın sanatsal atölyelerinde tasarımlanan Fleur de Lys ve Fleur de Vie, klasik ve gotik severler için eşsiz bir parça olmaya aday. Fleur de Vie adlı model, kadın zarafetini sembolize eden kıvrımlı ve geometrik desenlerle süsleniyor. Özel bir teknikle kağıttan daha ince hale getirilen altın yapraklar kullanılıyor. Minimal geometrik ve simetrik parçaların bir araya gelmesiyle oluşan desenler, puzzle parçalarını andıran bir efekt yaratıyor. İlham alınan detaylar erkek modele oranla çok daha eski zamanlardan besleniyor. Asur, Antik Mısır ve Çin’ in yerel Art Deco desenlerinin bir harmanlanışı gibi. Kadranın etrafını süsleyen pırlantalarla eski ve yeni tarz arasındaki eklektik güce adeta vurgu yapılıyor. Fleur de Lys ise Klasik Avrupa döneminden izler taşıyor. İngiltere, Fransa, Hollanda ve İspanya kraliyet ailelerinin amblemlerinden esinlenilerek oluşturuluyor. Ağırlıklı olarak erkeklere hitap eden bu model, elegan postürün imzası olmaya aday. Marka, bazı saatleri için Numerus Clausus adlı bir kodlama kullanır. Bu da üretilen saatin, sınırlı ve özel üretimli olduğu anlamına gelir. İki model de sekizer adet üretilerek Numerus Clausus serisinin nadide parçaları arasında yer alıyor.

jaquet droz saat

 

Yeni Düzen… Sıkça kullanmaya başladığımız bu söz tüm sektörde adım adım uygulanmaya başlanıyor. Pandemi ile beraber, dünyanın birçok sektörü ‘hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ sözünün sözde kalmayacağını göstermeye başladı. Bu yeni düzende geleceği en çok merak edilen sektörlerin başında moda geliyor. Gelecekte bizi nasıl bir modanın beklediğini yavaş yavaş yaşamaya başlıyoruz. Sanal mağazalar, sanal defileler ve daha birçok başlığı ön görebiliyorduk. Peki ya sanal mankenler? Nasıl olacağını bize ilk gösteren tasarımcı Anifa Mvuemba oldu.

Ünlü tasarımcının Coronavirus’ den önce tamamladığı ‘Pink Label Congo’ adlı koleksiyonu, 3D modeller üzerinden tanıttı. Defile aslında böyle planlanmamıştı. Salgından önce yapılması planlanan defile için canlı mankenler podyumda boy gösterecekti. Ancak salgın ve yarattığı hızlı değişimden sonra aceleci davranmak gerektiğini düşünen tasarımcı, öncü bir adım atarak yeni sürecin ilk dijital defilesine hayat verdi. Bu defile, moda dünyasının seyrini değiştirecek ve değişimin nasıl olacağını ön göremeyenler için emsal teşkil edecek. 3d defile

Anifa; “3D modeller ile içerikler tasarlamak ve şimdi ise bir koleksiyon tasarlamak benim için tamamen farklı bir yol çizdi. Devam etme kararım müşterilerimizi daha önce hayal edemeyeceğim bir şekilde iyi yönde etkileyebilir. İşte tam da bu an zamanın doğru olduğunu anladım” diyor. Bundan sonraki defilelerinde 3D mankenlere yer verebileceğini söyleyen tasarımcı, çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Merakla beklenen modellerin yaratacağı etki, yazılımın modadaki önemini anlamamız açısından oldukça önemli.

ANİFA MVUEMBA

Türkiye Edebiyatı’ nın unutulmaz şairlerinden Orhan Veli Kanık öncülüğüyle çıkarılan YAPRAK adlı edebiyat dergisi dijital olarak erişime açıldı. TÜSTAV tarafından erişime açılan dergi, Türkiye edebiyat dergiciliğinin önemli yüzlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1 Ocak 1949 ile 1 Haziran 1950 arasında yayımlanan dergi Ankara’da basılmıştı. İki haftada bir yayımlanan ve 28 sayı devam edebilen derginin ardından Kanık, İstanbul’ a döndü. Dergi kapandıktan bir yıl sonra Ankara’ ya bir haftalık ziyaret için giden Kanık, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ nin yol onarım için açtığı çukura düşmüş ve başından yaralanmıştı. Durumunun hafif bir çarpma sebebiyle ağır olmadığı söylenmiş ve taburcu edilmişti. Ancak iki gün sonra İstanbul’ a dönüp arkadaşını ziyaret ettiği sırada fenalaştı. Ünlü şairin hastaneye kaldırıldığı sırada hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Bu acı kayıptan sonra, 1 Şubat 1951 yılında sanatçı arkadaşları Kanık anısına ‘Son Yaprak’ dergisini bir defalık olarak yayımladı. Basılan bu dergide Orhan Veli’ nin daha önce hiç yayınlanmamış Aşk Resmi Geçidi şiirine yer verildi.

yaprak dergiOrhan Veli, 1948’de memurluk hayatına son verip sanatçılardan oluşan arkadaş çevresinin teşvikiyle daha önce hobi olarak yazdığı şiirlerini, kuruluşunda rol aldığı bir dergide yayımlamaya başladı. Kendisi gibi memurluktan ayrılan sanatçı arkadaşlarıyla kurduğu dergi, maddi olanaksızlıklar nedeniyle iki haftada bir yayımlanabildi. Hatta olanaksızlıklar öyle bir noktaya getirdi ki rivayetlere göre şair, platosunu bile satıp bir sonraki sayı için para toplamaya çalıştı. Malum ekonomik sıkıntılar devam edince ünlü ressam Abidin Dino’ nun kendisine hediye ettiği bazı resimleri de satmak zorunda kaldı. Tüm bu zorluklar ve siyasi baskılardan sonra dergi 28. sayısıyla yayın hayatına son verdi.

orhan veli kanık paltoson yaprak dergi

Kurucusu Ferdinand Adolph Lange, 1815 tarihinde Almanya’ nın Dresten kentinde doğdu. Anne ve babasının boşanmasının ardından kimsesiz kalan Adolph, koruyucu bir aile tarafından büyütüldü. Mesleki şekillenişinin ilk adımını Dresten Teknik Eğitim Enstitüsü’ nde attı. Eğitimi boyunca aldığı teorik ve uygulamalı derslerin yeterli olmayacağını düşünerek okul dışında da el becerisini geliştirmeye karar verdi. İlk cıva sarkaçlı astronomik saati yapan makinist J. Christian F. Gutkaes’ ın yanında atölye eğitimi aldı. Enstitü’ den onur derecesiyle mezun olduktan sonra ustasının yanında işe başladı.

adolp lange

dresten enstitüsü

ADOLPH, AVRUPA SAATÇİLİĞİ İLE TANIŞIYOR

İki yıl kadar bu iş yerinde çalıştıktan sonra mesleğine dair daha fazla bilgi edinmek için Fransa’ ya gitti. Dört yıl boyunca saat üreticisi Joseph Thaddaäus Winnerl için çalıştı. Ama Adolph’ un asıl amacı astronomi bilgisini geliştirmekti. Bir yandan çalışırken diğer yandan gözlem evinin genel müdürü Dominique François Aragon’ dan bizzat özel eğitimler aldı. Fransa’ daki eğitimini tamamladıktan sonra İngiltere ve İsviçre’ ye gidip saatçilik konusunda son yenilikleri gözlemledi. Tüm bu tercübelerle hayalini kurduğu saat üretim endüstrisini kurmak için memleketi Dresten’ e döndü.

dominique aragon

 

a lange and söhne ilk fabrika

ADOLPH’ UN MARKALAŞMA ÇABALARI

İlk ustası Gutkaes‘ Ia endüstriyi kurmak için anlaşma imzaladılar. 1841 yılında yapılan bu anlaşmanın ardından önlerinde duran bürokratik engelleri aşmak için Adolph uzun uğraşlar verdi. Dresten’ in sanayi koşullarının yetersizliği büyük bir problemdi. Açacakları işyeri için lisans almak amacıyla dönemin hükümet bakanı Von Lindenau ve Meclis üyesi Weissenbach’ a birer mektup yazdı. Mektupta bölgenin sanayi yetersizliğine nasıl çözüm bulacağından ve bunun için kendisine hükümetin lisans vermesi gerektiğinden bahsediyordu. Hükümet, mektuba olumlu cevap verdi ve 1845’ de Adolph & Cie adlı şirketlerini, aldıkları lisansla resmen kurmuş oldular. İşe ilk olarak eğitmek amacıyla 15 çırak alındı. Yoğun teorik ve saat üretimine dair uygulamalı derslerden sonra tüm mezunlar Dresten’ deki sirkülasyona dahil olmaları için çıkarıldı. Mezun olanlar tedarikçi firmalar kurarak, bölgenin saatçilikte ana çarkını güçlendirdi. Adolph Lange, kurduğu endüstride saatçiliğin seyrini değiştirecek çok önemli yenilikler getirdi. Fransa’ dayken ustalardan öğrendiği 12 parmaklı ligneye ayrı bir boyut kazandırdı. Bu geleneksel tekniğin artık miyadını doldurduğunu düşünerek “metrik sistemi” icat etti. Genç saat üreticisi sadece teknik buluşlara öncülük etmedi. Adolph, saat üretimi sırasında yaşanan teknik zorlukları minimalize etmek için 100 çeşit torna başlığını bulup geliştirdi. Şirket çok kısa sürede büyük bir ilerleme kaydedince ana üretim merkezlerini Glashütte kentine taşıdılar.

ligne, metrik sistem

 

ORTAKLIKTAN AİLE ŞİRKETİNE DOĞRU YOLCULUK

Adolph’ un büyük oğlu Richard 1868’ de babasının kurduğu şirkette çalışmaya başladı. Adolph Lange bunun üzerine şirketin adını A.Lange & Söhne ( Adolph Lange ve Oğlu) olarak değiştirdi. Richard’ ın kısa sürede büyük başarılara imza atmasıyla birlikte Adolph şirketi oğluna devredip Glashütte Belediye başkanlığı görevini yürütmeye başladı. 18 yıllık belediye başkanlığının ardından, emekli oldu. Glashütte’ ye kazandırdığı sanayi ve belediye başkanlığı hizmeti nedeniyle onursal vatandaşlık ödülüne layık görüldü. Adolph, yedi çocuklu bir baba olduğu için bölgede yaşayan ebeveynlerin maddi zorluklarını biliyordu. Bu yüzden ev geçindiren sanayi işçilerinin özlük haklarını korumak ve emeklilik bağlayacak bir vakıf kurma kararı aldı. Kurdukları Lange Vakfı sayesinde kentin saat ustalarına ve işçilerine büyük haklar getirilerek koşulları iyileştirildi. Bir süre vakıfla ilgilenen Adolph 1875’ de hayatını kaybetti.

ilk logo a lange und söhne

a lange and söhne, sons

İKİNCİ KUŞAĞIN BAŞARILARLA DOLU HİKAYESİ

Adolph’ un şirketten çekilmesinin ardından çocuklarından Emil, Richard ile yönetime ortak oldu. Emil çoğunlukla işin ticari kısmıyla ilgilendi. Richard ise babasının yarım kalan projelerini tamamlamak ve geliştirdiği özel tekniklerin patentini almakla uğraştı. İki kardeşin yoğun çalışmalarıyla birlikte şirket daha da büyüdü. Ve yeni ek fabrikalar kurmaya gidildi. Kardeşler yeni tesislerini 1873’ de Stammhaus’ ta kurdular. Emil Lange iletişim ve yeni işbirliklerini çok hızlı yürüten bir beceriye sahipti. Yüzyılın Tourbillon’ u anlamına gelen “Jahrhunder tourbillon” isimli saati Paris Dünya Fuar’ ında sergileyerek büyük yankı uyandırdı. (Saat 1990’ da açık arttırma yoluyla 1,500,000 Alman Markı’ na satıldı.)

yüzyılın tourbillonu

kaisser william's pocket watch

A.Lange & Söhne ‘nin Osmanlı imparatorluğu ile ilişkisini biliyor muydunuz?

1898’ de dönemin Alman İmparatoru Osmanlı Devleti’ ne yapacağı resmî ziyaret öncesi II. Abdulhamit’ e özel bir hediye arıyordu. Sonunda hükümet, hediye edilecek bir cep saati yapması için A. Lange & Söhne’ ye sipariş verdi. Ünlü marka II Abdulhamit’ in tarzını yansıtan pırlanta detaylı bir cep saati üretti. Saat günümüzde Topkapı Sarayı’ nın özel koleksiyonlar bölümünde sergileniyor.

XX. YY OLAYLARININ MARKA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Küresel ölçekli ilk savaş ve beraberinde getirdiği birçok değişim, markaları da etkilemeye başladı. Değer ve zevklerde yaşanan değişim ivme kazandı. Erkekler yassı saat modellerine yoğun ilgi duydu. Bu değişime kayıtsız kalmayan markalardan A. Lange & SÖHNE 1898’ de “Glashütte Calibre“ cep saatlerini üretip piyasaya sürdü.
Seri üretimli ucuz saatlere ilginin arttığı bu döneme rağmen marka el yapımı saatlerini üretmekten vazgeçmedi.

A. LANGE & SÖHNE’ NİN ZOR ZAMANLARI

Savaşın ağır ekonomik bilançolarından dolayı pahalı, nadide ve el yapımı saatleri almak gittikçe zorlaştı. Markaların eskisi gibi ürün satamaması ve kazancın azalmasıyla birlikte birçok fabrika işçi çıkarmak zorunda kaldı. Her zaman rakip gördükleri, bu nedenle mesafeli durdukları İsviçre markalarına muhtaç kalmaktan ürken Alman saat geleneği çözüm bulmaya çalıştı. Sonunda Alman menşeli saat üreticileri, DPUG (Alman Saat Fabrikası, Glashütte)’yi kurarak kooperatifleşmeye gitti. krizden az zararla çıkmak için tüm markaların seri üretime geçmesi kararlaştırıldı. Krizin getirdiği ağır sonuca rağmen A.Lange & Söhne duruşundan ödün vermeyerek kararı red etti. Bu radikal kararın arkasındaki esas kişi Emil Lange’ den başkası değildi.
Emil ilerleyen yaşından ötürü işleri yürütemeyince şirketi oğulları Gerhard, Rudolf ve Otto’ ya devredip emekliliğe ayrıldı.
Üç kardeş babalarının aldığı son karara uyarak seri üretime geçmediler. Sıkıntılı sürece çözüm olabilecek yeni model tasarımlarıyla ilgilendiler. Nihayet kardeşlerden Otto Lange’ nin son tasarımı OLIW’ in üretimi kararlaştırıldı. Saat teknik ve yeni aplikasyonlarıyla iddialı bir tasarımdı. 43 mm’ lik model, Almanya’ da tescillenerek koruma altına alındı. Modelin üretiminin geç başlaması ve uzun sürmesi nedeniyle doğru bir zamanda piyasaya sunulmadı. Üstüne Weimar Cumhuriyeti’ nde patlak veren hipenflasyon yüzünden fiyatların tavan yapmasıyla model beklentilerin çok altında bir satış yaptı.

otto lange cep saat

VE PANDORA’ NIN KUTUSU AÇILDI

Savaşın ekonomiye büyük zararlar verdiği bir süreçte marka üretimi azaltmak ve birçok çalışanını işten çıkarmak zorunda kaldı. 1920-1930’ da devasal bir küçülmeye gidildi.

Savaşın tırmandığı 1930’ da Almanya, Nazi ordusu için seferberlik ilan etti. Ordu, Alman askerlerine yardımcı olabilecek ultra hassas saatlere ihtiyaç duyduğunu duyurdu. Alman saat üreticileri için bir fırsat olabilirdi. Bu yıldan itibaren II Dünya Savaşının bitimine kadar A Lange & Söhne hava kuvvetleri Luftwaffe için saat üreten beş markadan biri oldu. Luftwaffe için B-Uhren ultra hassas gözlem saatlerini üretti.

luftwaffe b uhren

Savaş şiddetlendikçe üretimler, fabrikalar tamamen durma noktasına geldi. 8 Mayıs 1945’ te Sovyet güçleri yoğun hava saldırısıyla Glashütte’ yi hedef aldı. Bu saldırılarda markanın ana binası ve üretim binaları kullanılamaz hale geldi .
Savaştan üç yıl sonra Glashütte saat üreticileri alınan bir kararla kamulaştırıldı. Kamulaşma süreci boyunca üretilen saatlerin üzerindeki marka logoları tamamen silindi. Bu adımlarla birlikte A. Lange & Söhne elindeki son saat modeli Caliber 28’ i tamamlayıp 1949’ da üretim hayatını noktaladı.

a lange and söhne isimsiz saat

MARKANIN İKİNCİ KEZ KURULUŞU

7 Aralık 1990’ da Doğu ve Batı Almanya yeniden birleşti. Alman saat endüstrisi yöneticileri Günter Blümlein ve Walter Lange liderliğinde Lange Uhren GmbH restore edildi. Aralarında Jaeger-LeCoultre ve IWC’ nin de yer aldığı İsviçreli saat markaları Lange’ nin ikinci kez doğuşuna yardımcı oldular.

walter lange saat

günter blümlein saat

Ve Walter Lange’ nin çabalarıyla A. Lange & Söhne, 145 yıl aradan sonra ikinci kez kuruldu. 1994’ da marka ilk kol saatini satışa sundu. 2000’ den beri Richemont grubunun bir üyesi olarak üretimini sürdürüyor. İkinci kurucu ve “asla durma” sloganıyla markanın ruhuna sözcü olan Walter Lange 2017’ de hayatını kaybetti. 2011’ den beri CEO Wilhelm Schmid kaptanlığında üretim hayatına devam ediyor.

a lange and söhne ceokahverengi saat a lange and söhnea lange and söhne beyaz

Eski adıyla ROMAIN JEROME olarak tanınan İsviçreli saat markası, baş hissedarı Alliance Investment Group’ un yatırım yapmayı durdurmasıyla iflas etti. İflasla birlikte markanın ABD’ deki yan kuruluşu kapatıldı ve 33 çalışanı işten çıkarıldı. RJ, 2004’ te Alain Bajulaz tarafından iki oğlunun ismini alarak kuruldu. Üretim hayatına mekanik golf sayacı saatler yaparak başlayan marka 2006’ da Yvan Arpa tarafından yönetildi. Hublot’ un eski müdürü olan Arpa sayesinde üretim tarzı değişti. Aralarında paslı görünümlü Titanic DNA ve gerçek ay tozundan yapılmış Moon DNA ile kol saat üretimine iddialı bir giriş yapıldı. Ancak şirket ile Arpa arasında problemler çıktı ve başlayan davalar yüzünden Arpa ile markanın yolları 2009’ da ayrıldı. (Yvan Arpa artık bağımsız saat markası ArtyA için çalışıyor)

yvan arpa foto

ttitanik dna romain jerome

RJ moon DNA

Daha iyi işler çıkarması amacıyla Manuel Emch ile çalışma kararı alındı. Eski bir Jaquet Droz patronu olan Emch, markanın önceki üretim tarzından daha farklı tasarımlara hayat verdi. Mizahi ve popüler sembollere yer veren Emch, renkli bir tarz başlattı. Hello Kitty, Süper Mario, Pac Man, Pokemon-Pikachu, Batman’ dan oluşan renkli bir seriye hayat verdi. Fakat Emch ile RJ’nin baş hissedarı ve Suudi Kraliyet ailesinin de bir üyesi olan Prens Faysal Bin Fahad bin Abdullah al Saud arasında kriz ortaya çıktı. Kriz aşılamayınca Emch ile 2017’ de yollar ayrıldı. Manuel Emch’ in yerine eski bir Hublot müdürü olan Marco Tedeschi getirildi. Başa geçen her yönetici kendi tarzını markanın üretim felsefesinin önüne getirdi. Tedeschi de daha çok spor kronograf ve popüler kültürün simgesel formlarını kullandı.

manuel emch photo

 

rj super marioMarka genç CEO sayesinde popüler bir ivme kazandı ve geçen yönetimsel krizlerin ardından genel bir değişimin daha iyi geleceği kararlaştırıldı. 2018’ deki SIHH başlamadan sayılı günler önce marka radikal bir karar alarak adını RJ-Romain Jérôme yerine RJ olarak değiştirdi. Ancak 2018’ den itibaren markanın hissesinin çoğunluğuna sahip Suudi yatırım grubu, yatırım yapmayı kesti. Ani kesinti yüzünden RJ yeni bir alıcı bulma şansını kaybetti ve iflastan başka bir seçeneği kalmadı.

RJ spider man

Geçtiğimiz yıl RJ, Tedeschi önderliğinde Marvel Sinema Stüdyoları’ yla bir işbirliği yapıp Spiderman Tourbillon serisini ortaya çıkarmıştı. Bu işbirliği dikkat çekici bir ilgiyle karşılaştı. Geçtiğimiz günlerde RJ, kendi resmî sosyal medya hesaplarından “projelerle dolu” bir sezona gireceklerini duyurmuştu. Tüm bu çabalara rağmen RJ, De Grisogono’ nun bir kaç ay önce yaşadığı durumu yaşamaktan kurtulamadı. Marka,  yöneticisiyle beraber toplam 34 çalışanının işten çıkarılarak istifa ettiğini resmî olarak duyurdu.

Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) sanatsal organizasyonlarına hız kesmeden devam ediyor. Müzenin önceki sergilerinden derleme yaptığı serginin şimdiki durağı Salvador Dalí. Ünlü ressamları İstanbul’ da buluşturan etkinlik, özel seçkilerle müzenin dijital kanallarında paylaşıma açılıyor. SSM, 2008 – 2009 tarihleri arasında düzenlediği ‘İstanbul’da Bir Sürrealist: Salvador Dalí’ sergisini dijital platforma taşıdı. İspanya’ daki Gala-Salvador Dalí Vakfı’ nın değerli eserlerinden oluşan seçkilerle organizasyon önemli bir yer sahip. Bu geçici sergide; Dalí‘ nin çizim, illüstrasyon, yağlı boyalarından özel seçkiler sunuluyor.

salvador dali portre

Müzenin sosyal medya hesapları ile YouTube kanalı üzerinden ziyaret edilebilen ‘İstanbul’da Bir Sürrealist: Salvador Dalí’ adlı online sergide; Dalí’ nin çocukluğundan son günlerine kadar uzanan el yazmaları, özel fotoğrafları ve kişisel dokümanları da yer alıyor. Sanatçının sanat akımları arasında yaşadığı baş döndürücü değişime izleyenlerin dahil olduğu sergide, Ferit Edgü’ nün de yer aldığı sanat düşünürlerinin Dali hakkındaki analizlerine tanıklık edilebilecek.

salvador dali tablo

Dört kuşak aile şirketi olarak faaliyet sürdüren İsviçre-Türkiye oluşumlu mücevher markası. Kurucuları Avrupalı olsa da markanın DNA’ sında gezgin ruh yatıyor. Adler, Doğu-Batı sentezinden beslenip özgün ve bir o kadar da karma bir felsefe yaratıyor. Aralarında Shinsei, Rönesans, folklorik semboller, Fransız mimarisinin yer aldığı simgelerle özgün tasarım kodları oluşturuyor. BAE, Japonya, Hindistan ve Rusya gibi birçok ülkede kurdukları mağazalarla kültürler arası diyaloğun tasarımlarla ne denli form kazandığının önemli bir sürdürücüsü. Adler’ in bugününü daha iyi anlamak için kronolojik bir gezinti yapmakta fayda görüyoruz.

adler kurucusu

I. Kuşak: Kurucusu Jacques Adler, Avusturya-Macaristan kökenli olup Viyana’ da kuyumculuk eğitimi aldı. Eğitiminden sonra kuyumculuğun cazibe merkezi olarak kabul edilen İstanbul’ a gelerek Kapalıçarşı’ da markalaşma yolundaki ilk adımı attı. Mesleğinin zanaati kadar pazarlaması üzerine yoğunlaşan Jacques, 1886’da soyadını taşıyan markayı resmen kurdu. Markanın ilk inter-kültürel diyaloğunun önünü açan Jacques Adler 1937’de öncüsü olduğu geleneği oğluna devretti.

adler kapalıçarşı

II. Kuşak: Kurucu Jacques’ in oğlu Edouard Adler, batılı gözüyle oryantalizmi kuyumculuk disipliniyle Avrupa’ ya taşıdı. Kapalıçarşı’ da tanıştığı oryantalist üslup, markanın esin kaynaklarından biri oldu. 1937-1971 yılları arasında İstanbul Kuyumcular Mahallesi’ nde atölye çalışmalarını sürdüren Adler, ürünlerini Avrupa piyasasına sunmaya başladı.

adler üçüncü kuşak

III. Kuşak: Edouard’ dan sonra marka ayrı bir ivme kazandı. Jacques Adler’ in üç torunu Carlo, Franklin ve Leyla Adler yönetimi devraldılar. Üç yöneticisiyle Adler, kendini uluslararası alanda kabul ettirmek için önemli kararlar aldı. İstanbul’ daki iki kuşak birikimin ardından Cenevre’ ye taşındılar. Bundan sonra Cenevre, markanın ana merkezi oldu. 1972’ den 2015’ e kadarki süreçte üç yönetici, markanın vizyon kazanmasında büyük rol oynadılar.

karen allen daisy

IV. Kuşak: 2015’ te üçüncü kuşak bayrağı Karen, Allen ve Daisy Adler’ e devretti. Markanın ilk kadın yöneticisi Karen Adler, feminitenin tasarım kadar yönetimde de olması gerektiğini göstermiş oldu.

Şimdilerde Roma-Cenevre merkezli atölyelerinde Adler, kendi mirasını yaşatmaya devam ediyor. 9 kıdemli ustanın kaptanlığında her biri tek üretimli olan tasarımlar, dünyanın birçok yerinde açtığı mağazalarda satışa sunuluyor. Adler çoklu (fabrikasyon) üretimi asla kabul etmeyerek, sadece tek üretimli tasarımlara hayat veriyor. Taşların tedarikinden tasarım, üretim ve pazarlamasına kadar birçok evre kendi iç dinamizminde ve kendi ekiplerince yürütülüyor. Üretim felsefesinde şaşmaz bir yol izleyen Adler, avant-garde ruhunu sürekli canlı tutarak inovatif yanının paslanmasını engelliyor. Bunu da “dönüşüm- dönüştürülebilirlik” mottosuyla başarıyor. Geleneksel kuyumculuk teknikleri kadar modern dokunuşları da ilkelerine dahil ediyor. Ahşap, ahşap içinde çürümüş ve fosilleşmiş asırlık taşlar da Adler’in tasarımlarıyla yeniden yorumlanıyor. Esas olarak markanın tasarımlarında başat rol oynayan materyaller her zaman pırlantalardır. Pırlantanın tarihi önemine vurgu yapan Adler’ e göre:  ‘İnsanlıktan önce değerli taşlar hep vardı; ve insanlıktan sonra da var olmaya devam edecekler.’  

adler lila küpe

Ünlü marka, tasarımlarını iki ana hat üzerinde şekillendiriyor: Essentials ve Exclusives. Essentials hattında çeşitlilik esas alınıyor. Farklı renkli taşların ağırlıkta olduğu bir tarz geliştirilmiş. Aralarında Caméléon, Twirly koleksiyonu gibi günlük parçaların yer aldığı bu hat Adler tarzının güncel yorumlaması olarak kabul edilir.

adler top yüzük

Exclusive ise yüksek mücevher parçaları içeren bir hat. Elmas, safir gibi değerli taşların yoğun olarak kullanıldığı koleksiyonları içeren bu hat, markanın estetik felsefesinin bir yorumu gibi.

adler mavi detaylı küpe

Üretim tarzı ve üslubu kadar mesleki bir bilinçlilik de hakim. Adler’in şu sıralar Network ağıyla ilgilenen aile üyelerinden Sharon ve Allen Adler taze kanı bulmak için tüm dünyadaki genç mücevher tasarımcıları teşvik etmek amaçlı Mücevher Tasarım Ödülü’nü başlattılar. Ödüle layık görülen genç tasarımcıların ödüllü tasarımlarını Cenevre, Londra, Hong Kong ve Gstaad’ daki butiklerinde sergiliyorlar.

zümrüt adler kolye

Markanın ön plana çıkan bir diğer özelliği ise asla moda kaygısı yaşamamasıdır. Hiçbir zaman modayı takip etmediklerini ifade eden Adler için trendleri belirlemek daha önemli ve daha anlamlı. Feminitenin esas olayının “mutlak teklilik“ olduğunu savunan marka bu sebeple modanın bu ilkeyle uyuşmadığı görüşünde. Herkes için esas olan güzelliğin moda olduğunu, bunun ise tek üretimlilik ile bağdaşmadığını savunuyorlar. Çünkü Adler’e göre;

“ Kendi mücevherlerini giyme tarzına sahip olmalısın! “ 

adler yakut kolye

Marka, moda ve uzantısı olarak gördükleri reklam seçeneklerine de çok mesafeli duruyor. Bu sebeple; kırmızı halı törenleri, ünlü yüzlerden oluşan reklam kampanyalarından uzak bir duruş sergiliyor.

Prada Grup geçtiğimiz aylarda Milano’ daki merkezlerinde ünlü yaratıcı direktör Raf Simons ile bir basın açıklaması yaparak ortaklıklarını duyurmuştu. Raf Simons, Miuccia Prada ile şirketin eş yaratıcı direktörü olarak Prada Group bünyesindeki markaların kadın ve erkek koleksiyonlarına hayat verecek. Ünlü moda devi, 1 Nisan 2020’ den itibaren ortaklığın resmen başladığını ve bunun ömür boyu süreceğini açıkladı. Anlaşılan, Prada Group “ ömür boyu “ sürecek ortaklıkla geleceğini garanti altına almak istedi. Büyük ortaklığın resmiyet kazanmasıyla, Raf Simons merak konusu oldu. Tasarımcıyı yakından tanıyalım.

raf simons profilİş hayatına mobilya tasarımcısı olarak başlayan Simons, modaya olan ilgisinin ardından mesleki kariyerinde büyük bir değişime gitti. 1995 yılında kendi markasını kurarak sektördeki aykırı ama cezbeden yanını kısa zamanda gösterdi. Markasının 95 ilkbahar – yaz erkek kreasyonu için yaptığı ilk defilede manken tercihiyle çok konuşuldu. Profesyonel ve popüler mankenler üzerinden tanıtımın gelenek olduğu yıllarda Simons, tasarımlarını sokaktan rastgele seçtiği erkekler üzerinden sergiledi. Aykırılığı sadece bu kadar değildi! Genç tasarımcı modanın apolitik duruşuna cevaben parkaların ağırlıkta olduğu bir kreasyonla devrimi podyuma taşıdı. Kışkırtıcı ve meydan okuyan kıyafetler kadar politik tarzıyla da çok konuşuldu.

raf simons parka Moda dünyasının yaratıcılıkla arasına koyduğu mesafeye kariyeri boyunca öfke duyan tasarımcı, bu yüzden birçok tartışma ve polemiğe girdi. Tarafını göstermek adına sanat dünyasından esinlenerek sanatsal kreasyonlara hayat verdi. Basın açıklamasında da kariyeri boyunca bu problemden dolayı sıkıntı yaşadığını ifade ederek, ünlü şirketle niçin yollarını birleştirdiğine açıklık getirdi.

raf simons artSon yıllarda “More is More, Less is Bore” fikrinin ağırlık kazandığı maksimalizme meydan okuyarak minimalist koleksiyonlar tasarladı. Sadelik ve minimalizmi cazibe merkezine dönüştürmek için yaptığı defileler büyük beğeni topladı. Minimalist tarzın vazgeçilmez alternatifler olduğunu hatırlatacak kreasyonlarla Jil Sander ve Helmut Lang’ e ilgiyi arttırdı. Jil Sander, Calvin Klein, Helmut Lang’ den sonra Dior’ un yaratıcı direktörü olarak çalışan tasarımcı markanın klasik ruhuna avant-garde bir üslup kazandırdı. Markanın klasikleşen defile tarzından kreasyon kodlarına kadar birçok yöne ayrı bir enerji ve yenilik getirdi.

raf simons dior defileBaşarı ve cesaretle dolu kariyer geçmişinden, tasarımcının Prada’ ya getireceği şansı öngörmek güç değil. Prada Grup, birçok moda kuruluşu gibi son yıllarda inişli çıkışlı bir süreç yaşıyor. Finansal yönden yaşadığı bazı sıkıntılardan sonra Richemont, LVMH, Kering’ den birine satılacağı düşünülüyordu. Ancak e-ticaretteki atılımlar ve kurtarıcı makul fiyatlı ürünlere olan yüksek taleple kendini toparlayan şirket 2019’ da kar marjını yükseltti. 1,57 milyar €’ luk yüksek kazançtan sonra en azından bir süre daha bağımsız bir aile şirketi olarak yoluna devam edeceğe benziyor. Yönetime eş yaratıcı direktör olarak katılan Raf Simons’ un getireceği başarıyı da eklemek gerekiyor. Şirket Miu Miu hariç bünyesindeki diğer markalar için kadın, erkek kreasyonların tüm yönetim ve sorumluluğunu Raf Simons’ a devrediyor. Mayıs ayında Tokyo’ da Prada tatil şov için birtakım ortak çalışma ile ilk ortak projeye hayat vermeleri planlanıyordu. Ancak Coronavirüs nedeniyle etkinlik iptal edildi. Raf Simons ile Prada arasındaki ilk çalışma Eylül ayında gerçekleşecek. 2021 İlkbahar- Yaz kreasyonu için Eylül ayında Milano’ da gerçekleşecek defile ile Prada’ nın ses getiren işbirliğinin ilk etkisini görmüş olacağız.
 

 

İKSV’ nin düzenlediği 39. İstanbul Film Festivali’ nin saygın film festivallerinden seçtiği 15 film, 29 Mayıs tarihine kadar erişime açık olacak.  15 Mayıs tarihinde erişime açılan Cannes, Venedik ve Berlin film festivallerinden derlenen 15 film seçkisi sinemaseverlerle buluşuyor. Tüm bu film seçkisine  filmonline.iksv.org adresinden ulaşılabilecek. Biletler de yine aynı adres üzerinden satın alınabilecek. 5 gün boyunca kişisel erişime açık olacak etkinlikte,  Türkçe altyazılı olarak  gösterilecek filmlere sadece Türkiye’den erişilebilecek.

berlin film festivali

swimming out till sea turns blue

FİLMLER;

  • 1982 – Oualid Mouaness
  • 5 Kusursuz Sayıdır – Igort
  • 20 Yaşında Öleceksin – Amjad Abu Alala
  • Berlin Alexanderplatz – Burhan Qurbani
  • Hizmetkârlar – Ivan Ostrochovský
  • Daha Büyük Bir Dünya – Fabienne Berthaud
  • Davacı – Franco Loli
  • Deniz Mavileşene Dek Yüzmek – Jia Zhang-ke
  • Kız Kardeşim – Schwesterlein / Stéphanie Chuat, Véronique Reymond
  • Küçük Kız – Sébastien Lifshitz
  • Lillian – Andreas Horvath
  • Martin Eden – Pietro Marcello
  • Söz Senettir – İlker Çatak
  • Söğüt – Milcho Manchevsk
  • Walchensee Forever – Janna Ji Wonders

 

 

Dior Joaillerie’ in yaratıcı direktörü Victoire de Castellane, markanın geleneksel zarafetine hipnotik bir ışıltı getiriyor. Ünlü marka, yeni koleksiyonu “Dior Et Moi” ile romantizmde ivme kazanıyor.

Canlı renk paleti, aykırılaşmış geometrik formları, taşlardaki çeşitlilikleri ile Dior’ un sanatsal erdemliliğine şapka çıkarılası bir koleksiyon. Beklenmedik, gelenekselliğe meydan okuyan, cesur ve alabildiğine yenilikçi bir tarza sahip olan koleksiyon, uzun yıllara dayanan bir araştırmanın ürünü. Castellane, farklı zamanların unutulmaz aşk hikâyelerinden esinlenerek koleksiyona hayat veriyor.

opal yüzük

firuze yüzük opal yeşil küpe

39 parçadan oluşan koleksiyon, hikâyesi kadar tasarımındaki özgün DNA’ sıyla da merak uyandırıyor. Formun sınırsız  asimetrikliği, değerli  ve yarı değerli taşlar, bütününde hâkim  olan  çok renkliliği ile Dior’un bilindik yanının çok ötesinde bir ruh barındırıyor. Tasarımcının çok sevdiği opaller, koleksiyonun yarısında  baş rolü oynarken; farklı kesimlerden oluşan elmas, yakut, zümrüt, pembe ve mavi safirler koleksiyonun renkli doğasına lüks ışıltı katıyor. Yarı değerli taşların trend olduğu şu zamanlarda tasarımcı spinel, tsavorite, garnet, turmalin, kunzit, turkuaz ve malakite kayıtsız kalmayarak renk skalasını zengin tutuyor.  Ve aşkta zarafetin simgesi inciler unutulmamış.

ametist yüzük opal kolye, inci kolye opal saat

Markanın bir önceki koleksiyonu Gem Dior’ un ikonoklastik bir devamı olan Dior Et Moi, Art Deco ruhu kadar bilim kurgu mimarisinden de izler taşıyor. Parmak arası yüzükler, kolyeler, farklı teklerden oluşan çift küpeler ve bileziklerin minimalist iddiasına, son yıllarda moda olan  secret (kapaklı) saatler de dâhil oluyor.

Dior, farklı teklerden oluşan çift küpeleriyle “aşkın,  kendiniz olmaktan asla taviz vermediğiniz ve partnerinizden de kendisi gibi olmasını sağladığınız kusursuz uyum” olduğunu ifade ediyor.